Bundan 10 yıl
öncesine kadar özel yetenek sınavıyla öğrenci alan, Türkiye’nin üniversite
yaşamına “iletişim” sözcüğünü de kazandırmış olan ve “İletişim Bilimleri
Fakültesi” adını taşıyan tek fakültesi, 1998 yılından bu yana ÖSS sistemiyle
öğrenci kabul ediyor. Peki, özel yetenek sınavı mı daha iyiydi, yoksa ÖSS
sistemi mi?
|
Prof. Dr. Erkan Yüksel'in iletişim, medya ve habercilik üzerine yazıları...
EĞİTİM ÜZERİNE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EĞİTİM ÜZERİNE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İLETİŞİM FAKÜLTELERİ ÖZEL YETENEK SINAVIYLA MI ÖĞRENCİ ALMALI?
HAKKÂRİLİ BİR ÇOBANIN HİKÂYESİ...
|
Bu
yazıda Hakkârili bir çobanın hikâyesini anlatacağım size. 18-20’li
yaşlarındaki bu çobanın, bir düşünü gerçeğe çevirmek için nasıl çabaladığının
öyküsünü...
|
İLETİŞİM ÖĞRENCİLERİ SEKTÖRDE ÇALIŞMALI MI? (2)
|
Önceki
yazıda iletişim fakültesi öğrencilerinin radyo, televizyon, gazete gibi yayın
organlarında yani sektörde çalışıp çalışmamalarının sağlayacağı avantaj ve
dezavantajları sıralamaya çalışmıştım. Bu yazımda ise sektörde çalışma
konusuna çeşitli şartlar bağlamında yaklaşan görüşleri sizlerle paylaşmak
istiyorum.
|
İLETİŞİM ÖĞRENCİLERİ SEKTÖRDE ÇALIŞMALI MI? (1)
|
İletişim
fakültesi öğrencileri, öğrenim hayatları sırasında herhangi bir gazete,
dergi, radyo ya da televizyon kanalında; yani sektörde çalışmalı mı,
çalışmamalı mı? Sektörde çalışmanın avantajları ve dezavantajları neler?
Öğretim elemanları ve öğrenciler bu
konuda ne düşünüyor?
|
MUSTAFA’NIN HİKÂYESİ…
Çocuktu, büyüdü.
Okula gitti. Bir yıl Kur’an Kursu’nda okudu. İmam Hatip Lisesi’ni bitirdi.
Üniversite birinci sınıfa kadar, yani dört yıl öncesine kadar evlerine
televizyon girmemişti. Üniversitede, ‘Radyo ve Televizyon’ eğitimi aldı. Bir
tek kamerayla; hani o düğün salonlarında gördüklerinizden bir kamerayla, kurgu
seti olmadan tek başına bir belgesel film çekti. Ödül aldı. Sonra başka ödüller
geldi...
MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİNİ İLETİŞİMCİLER VEREBİLİR
“Ne olacak bu
iletişim fakültesi mezunlarının hali?” sorusuna bu yazımda alternatif istihdam
olanaklarına ilişkin önerilerle yanıt vermeye çalışacağım. Bu önerilere tüm
iletişimcilerin sahip çıkması, tartışması, gerekiyorsa geliştirmesi, bir
şekilde gündemde tutması ve hayata geçirilmesi için çaba göstermesi gerekiyor.
“NE OLACAK BU İLETİŞİM MEZUNLARININ HALİ?”
Bir kez daha bu
konuyu yazıyorum. “Ne olacak bu iletişim fakültesi mezunlarının hali?”. Her
girdiğim ortamda, iletişim fakültesi mezunlarının sorduğu ortak sorulardan en
önemlisini bu oluşturuyor. Kimileri hocaları olduğum için, kimileri de
yazılarımı okudukları için bana mail gönderip hem isyanlarını, hem de
uyarılarını bildiriyorlar.
“NEDEN KİMSE GAZETECİLERE GÜVENMİYOR?”
Çok iddialı bir
soru… Gazetelere ya da gazetecilere “hiç kimsenin” inanmadığını ya da
güvenmediğini söylemek zor. Hatta sayıları az da olsa kimilerine herkesden
fazla güven duyulduğu da söylenebilir. Ancak genel olarak gazetecilik mesleğine
duyulan güvenin geçmişe oranla azaldığını söylemek belki daha doğru.
YAZ TATİLİNDE OKUNACAK BİR KİTAP: GAZETECİLİĞİN ESASLARI
“Her vatandaşın ve
gazetecinin okuması gereken bir başucu kitabından” söz edeceğim size.
Araştırmacı Gazetecilik Sigma Delta Chi Ödülü, Harvard University Goldsmith
Kitap Ödülü ve Medya Eliştirisi Bart Richard Ödülü sahibi bir kitap. Hem de
Türkçe’ye çevrilmiş bir eser. Adı, “Gazeteciliğin Esasları”.
HAKEM DEĞERLENDİRMELERİ NE KADAR ADİL?
Son yıllarda; özellikle doçentlik başvuru şartlarının değişmesinden sonra, akademik çalışmalarda “hakem süreci” daha fazla aranır hale geldi. Bu nedenle hakemli dergi sayısında önemli bir artış yaşanırken, bilimsel toplantılarda da hakem heyetleri ön plana çıktı. Ardından, hakem değerlendirmeleri tartışmalara konu oldu.
MEDYA VE ŞİDDET KARŞITI KAMPANYALAR
Medyada şiddet konusunu ele aldığım bu üçüncü yazıda, şiddetin önlenmesine yönelik düzenlenen kampanyalardan söz edecek ve medyanın rolünü sorgulamaya çalışacağım. Bu bağlamda, öncelikle yakın zamanda gerçekleştirilen aile içi şiddetin önlenmesi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi gibi kampanyalar hatırlanabilir.
ÇOCUKLAR TELEVİZYONDAKİ ŞİDDETTEN NASIL KORUNUR?
Önceki yazıda bilimsel araştırmalardan hareketle televizyondaki şiddet gösteriminin şiddet davranışına dönüştüğüne ilişkin önemli veriler üzerinde durmuş ve bu şiddet karşısında kimlerin ne yaptığını sormuştum. Bu yazıda ise Amerika Birleşik Devletleri’nin “uyarı işaretleri” ile ülkemizdeki “akıllı işaretler” uygulamaları üzerinde duracağım. “Çocuklar televizyondaki şiddetten nasıl korunur?” sorusuna bu boyutu ile yanıt vermeye çalışacağım.
MEDYA ŞİDDET DOĞURUR MU?
Okullarda şiddeti önlemeye yönelik olarak son günlerde çeşitli kampanyalar düzenleniyor. Şiddet eylemlerinin yaygınlaşmasının birçok nedeni arasında medyadaki şiddet gösteriminin de önemli bir payı olduğundan söz ediliyor. İletişim biliminde ise medyada şiddet gösteriminin insan davranışı üzerine etkileri konusunda üç farklı hipotez mevcut. Ancak resmi raporlar televizyondaki şiddetin, şiddeti artırdığını söylüyor.
İLETİŞİM ÖĞRENCİSİNİN ALTIN BİLEZİKLERİ
Üniversiteler ve iletişim fakülteleri öğrencilere pek çok alanda altın bilezikler sunar. Bunlar aynı zamanda mezuniyet sonrasında birçok kapıyı açmaya yarayacak altın birer anahtardır. İyi bir Türkçe, yabancı dil, genel kültür ve iletişim bilgisi başlıca anahtarlardır. Bunların yanı sıra uygulamalı derslerin de mutlaka bileğe takılan altın bilezikler olarak parlatılması gereklidir.
BEDAVASI EN BOL MESLEK!
“Ne olacak bu iletişim fakültelerinin hali?”. Son zamanlarda sık duyduğum sorulardan birisi bu. Uzun açıklamaların ardından soruya verilen yanıtın gelip dayandığı nokta ise “ne olacak bu memleketin hali” sorusuyla aynı. Yine de kimi yönleriyle medya çalışanlarının diğer meslek çalışanlarından farklı kimi yönlerini vurgulamak mümkün. Bunların en dikkat çekeni ise medya çalışanı olmanın “bedavası en bol mesleğin sahibi olmak” anlamına gelmesi…
GENÇ AKADEMİSYENİN KİTAP YAYINLATMA MACERASI…
Akademisyenlerin başarı ölçütlerinden birisi de kuşkusuz yayınlamış oldukları kitaplardır. Akademisyenlerin yayınladığı kitap sayısı, niceliksel olarak gösterge niteliği taşır. Ancak bir akademisyen için kitap yayınlamak hiç de kolay iş değildir. Hatta kitabı yayınlayacak yayınevi bulmak, yoğun emek gerektiren bilimsel bir araştırmayı yapmaktan "kimi zaman" çok daha zordur.
Üniversitelerarası Kurul'un Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı için doçentlik sınavı başvuru koşulları arasında, "Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanan kitap" için 3 puan verileceği kaydedilmiştir. Bu maddede, ders kitaplarının kapsam dışında olduğu da parantez içinde ifade edilmiştir.
DERGİ YAYINCILIĞININ NEYİNİ SEVDİM?
Yayıncılık alanında en çok ne yapmayı ya da neyle uğraşmayı isterdin diye sorsalar herhalde “dergi yayıncılığı” diye yanıt verirdim. Çocukluğumdan beri dergileri çok sevdim. Milliyet Çocuk ve Tercüman Çocuk dergilerinin müptelasıydım.
HABERDE OBJEKTİFLİK NE DEMEK?
Medyada objektiflik konusu uzun süredir tartışma gündeminde. Pek çok kişi haberlerdeki tek yönlülükten, taraflılıktan, görmezden gelmeden söz ediyor ve kendince bunun nedenlerini sorguluyor. Haberciler de bu eleştiriler karşısında çeşitli biçimlerde kendilerini savunuyor. Peki, nedir objektiflik? Bir haber nasıl objektif olabilir? Yoksa objektiflik iddiası yalnızca bir efsane midir?
TÜRK GENCİNİN BİLİM VE TEKNOLOJİ HABERLERİNE BAKIŞI
İnsanlarımız bilim ve teknoloji konularına nasıl yaklaşıyor? Bilim adamı denilince aklına ne geliyor? Bilim denilince ne düşünüyor? TÜBİTAK geçtiğimiz günlerde bu soruların yanıtını veren bir araştırmasını bizlerle paylaştı. Sonuçlar yorumlandığında ise bilim ve teknoloji haberciliğinin önemi ortaya çıktı. Bu yazıyla medya yöneticilerinin ve iletişim bilimcilerin dikkatini ülkemiz için yeni bir alan sayılabilecek nitelikteki bilim ve teknoloji haberciliğine çekmek istiyorum.
İYİ HABER VAR MIDIR, VARSA NASIL YAZILIR?
Aslında duyduğumda çok etkilendiğim bir sözle başlamam gerekiyor konuya. Hatırladığım kadarıyla Sheakespere diyor ki, “Hiçbir şey iyi ya da kötü değildir. Biz düşüncelerimizle onları iyi ya da kötü yaparız”. Peki, iyi haber var mıdır? Varsa nasıl yazılır? Bu yazıda, habercilik mesleğine ya da haber yazmaya yeni başlayanlar için “iyi haber” konusuna değinmek istiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)