HABER YAZMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HABER YAZMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KÜBA: OTOBANDAN ÖNCEKİ SON DURAK…


İki yıl önce Havana’yı görmüş arkadaşlarım diyorlar ki, “Buralarda doğru dürüst yemek yiyecek yer yoktu. Şimdi turistik restoranlar açılmış. İnsanların elinde tek tük cep telefonu vardı. Şimdi ilkokul çocuklarının ellerinde bile akıllı telefonlar…”

Küba, hızla “çağı yakalıyor!”. Uluslararası markaların tabelaları teker teker görünmeye başlamış. Sanıyorum çok kısa bir zaman sonra bugünkünden çok daha farklı bir Küba ile karşılaşacağız. Onun için “otobandan önceki” son halini görmek istiyorsanız elinizi çabuk tutun ve Küba için bir bilet alın…

TARİH YAZMAK!

Haber, Liverpool ve Beşiktaş futbol takımlarının karşı karşıya gelmesi ve karşılaşmanın 8-0 sonuçlanması. “Ne?” sorusunun yanıtı bu. “Nerede ve ne zaman” sorularının yanıtları da net. İngiltere’de, 45 bin 552 kişilik Anfield Road Stadı’nda Türkiye saati ile 21:45’te… “Neden” ve “nasıl” sorularını yanıtlamanın ise türlü yolları var...

YAZ TATİLİNDE OKUNACAK BİR KİTAP: GAZETECİLİĞİN ESASLARI

“Her vatandaşın ve gazetecinin okuması gereken bir başucu kitabından” söz edeceğim size. Araştırmacı Gazetecilik Sigma Delta Chi Ödülü, Harvard University Goldsmith Kitap Ödülü ve Medya Eliştirisi Bart Richard Ödülü sahibi bir kitap. Hem de Türkçe’ye çevrilmiş bir eser. Adı, “Gazeteciliğin Esasları”.

NEYİN ÖNEMLİ OLDUĞUNA KARAR VERMEK...

Gazetecinin belki de en zor ve asıl görevi olaylar arasında hangilerinin daha önemli ve hangilerinin daha önemsiz olduğuna karar vermektir. Bu seçim, çoğu zaman gazetecinin objektifliğine de gölge düşürür niteliktedir. Farklı insanlar, farklı konuların önemliliğini savunur. Kamuoyu ise en fazla dört ya da beş konuyu taşıyabilir. Konuların rekabeti açısından süren bu savaş, kamuoyunu   “konu bombardımanına” tutar. İnternet sayesinde kamuoyu eskiye oranla artık daha fazla bombardıman altındadır.

YALAN VE MAKSATLI HABERLER NE İŞE YARAR?

Gerçeği yansıtmayan, uydurma haberlere “yalan haber” ya da habercilerin dili ile “asparagas” denilir. Halkın ilgisini çekecek nitelikte masa başında uydurulan bu haberleri “maksatlı” haberlerle karıştırmamak gerekir. Çünkü maksatlı haberler, gerçeği yansıtmamasının yanında “birinin çıkarları için” yapılmış haberlerdir.

SANATÇI KİME DENİR, KİME DENİLMEZ?

“Sanatçı kime denir, kime denilmez?” sorusuna uzman yanıtı vermek haddime değil elbette. Ancak “duyarlı bir vatandaş” olarak medyada sıklıkla duyduğumuz “sanatçı” kavramının yerli yerinde kullanılmadığına ilişkin düşünce ve bu konudaki tartışma, beni araştırmaya itti. Bulduğum bazı yanıtları sizlerle paylaşmak istedim.

BİR İNTİHARIN BİLÂNÇOSU…

Bir genel yayın yönetmeni için en acı tecrübeler nelerdir? Yaşanmış olanlardan yalnızca birini aktarmak istiyorum. Birinci sayfaya kocaman attığın intihar haberinin fotoğrafına baka baka bir gencin aynı yöntemle hayatına veda etmesi…

AÇIKLAMA HABERLERİNİN ANATOMİSİ

Haber yazma uygulamalarına ilk başladığım sıralarda hocalarımdan bir haberin nasıl yazılacağına ilişkin benim ihtiyacım olan soruların yanıtlarını tam olarak alamadığımı gördüm. Hangi cümlelerin daha uygun olacağı ve hangi haber yüklemlerinin nerede ve nasıl kullanılacağı sorularını aşmakta zorlandım. Bunun için bulduğum en etkili yol, gazete ve dergilerle yayımlanmış haberlerin “anatomisini çıkarmak” oldu. 

HANGİ HABER AKTARMA YÜKLEMİ, NEREDE KULLANILIR?

Haber yazma uygulamalarına yeni başlayanların karşılaştıkları en büyük güçlüklerden birisi, hangi haber aktarma yüklemini nerede kullanacakları sorusudur. Önce “açıkladı” mı yazmalıyım, yoksa “dedi” mi? “Söyledi” yükleminden sonra hangi yüklemi kullanmalıyım? “Diye konuştu” mu daha doğru, yoksa “diye kaydetti” mi? Hangi yüklemler, hangi yüklemlerden önce ve hangileri sonra gelmeli?

GAZETE İŞLETMECİLİĞİ HANGİ YÖNLERİYLE SÜPERMARKETE BENZER?

 Bir gazete hangi yönleriyle süpermarkete ya da büyük bir alışveriş merkezine benzer, hangi yönleriyle ayrılır? Türkiye’deki gazeteler süpermarkete mi daha çok benzer, yoksa mahalle bakkalına mı? Gazeteyi süpermarket olarak düşünmek, işletmecilik açısından hangi bakış açılarını getirir?

BU HABER NE HABERİ?

Bir haberi yazmaya başlamadan önce bir muhabirin kendi kendine sorması gereken ilk soru, yazacağı haberin ne haberi olduğu sorusudur. Bu sorunun yanıtı haber yazımının altın kurallarından sayılan 5N1K formülündeki sorulardan birine karşılık gelir. Bir haber, haberdeki en önemli öğeyi tanımlayan “ne”, “kim”, “nerede”, “ne zaman”, “nasıl” ve “neden” sorularından birinin haberidir. Habercilik mesleğine yeni başlayanların haber yazımında yaşadıkları en büyük sorunlardan birisi bu soruya net bir biçimde yanıt verememektir.

HABER “BİLGİ” Mİ, “ENFORMASYON” MU?

Habercinin görevlerinden birisi kamuoyunu bilgilendirmek ise, herhalde haberin de bilgi içeren bir metin olması gerekir. Ancak medyanın sunduğu haber metinlerinin bilgi aktarımının farklı nitelikleri dikkati çekmektedir. Bu nedenle “medyatik bilgiye” daha niteleyici bir tanım vermek daha doğru olacaktır.

RUTİN BİR TOPLANTI HABERİ NASIL ÖZEL HALE GETİRİLİR?


Örneğin önceden davetiyesi gelmiş, nerede ve ne zaman kimlerin konuşacağı belli, herkesin katılımına açık, diğer gazetecilerin de bulunduğu bir toplantının “yapıldı, bitti, şunlar oldu, bunlar konuşuldu, vs.” içerikli bir haber “rutin” yani “özel olmayan, sıradan” bir haberdir.

DERGİ YAYINCILIĞININ NEYİNİ SEVDİM?

Yayıncılık alanında en çok ne yapmayı ya da neyle uğraşmayı isterdin diye sorsalar herhalde “dergi yayıncılığı” diye yanıt verirdim. Çocukluğumdan beri dergileri çok sevdim. Milliyet Çocuk ve Tercüman Çocuk dergilerinin müptelasıydım.

MEDYA VE HABERCİLİK KİTABI

Bir gazetedeki ilk köşe yazım henüz bir “iletişim” öğrencisiyken yayımlanmıştı. O günden beri de yazmayı sürdürdüm…  Yıllar içinde bir akademisyen olarak farklı üniversitelerde medya ve habercilik üzerine dersler verdim. Çeşitli kurumlar tarafından organize edilen medya ve habercilik konulu eğitim toplantılarına katıldım.

BİR HABER SINAVI SORUSU…

Bu kez sizlere bir “haber sınavı” sorusu yazıyorum. Kopya çekmek yok! Yazdığınız haberleri bana e-mail olarak göndermenizi bekliyorum. Değerlendirmeleri yine sizlere buradan yazacağım…

HABER SINAVI SORUSUNUN YANITI…

Geçen ay haberciler için bir sınav sorusu sormuştum ve yanıtları beklediğimi belirtmiştim. Soruyu ve ayrıntıları ilgili yazımdan okuyarak hatırlayabilirsiniz...
Soruyu, iletişim fakültesindeki öğrencilerime de yönelttim. Öncelikli amacım, “neyin haber olduğunun” anlaşılıp anlaşılmadığıydı. Haber yazılması için alt alta sıraladığım bilgiler haber yazmanın en temel formülü olan 5N1K’ya ait bilgileri içeriyordu. Ancak maksatlı olarak görgü tanıklarının ifadelerine olayla ilgili bazı notlar eklemiştim. Yazdığım en son cümle ise olaya bambaşka bir boyut katıyordu.
 Olayı şu şekilde özetlemiştim:

HABERCİLER İÇİN YENİ BİR SINAV SORUSU…

Uzun süredir düzenli olarak yazamıyorum. Bunun bir çok nedeni var. En başta gelen nedeni de yeni üstlenmiş olduğum görevler.
Yazı yazabilmek için bu aralar pek vakit bulamıyorum. Yine de az ve öz de olsa yazmayı sürdürmeye çalışıyorum. Bu yazıda da sizlere keyifli bir “alıştırma” yaptıracağım.

TÜRKÇE MESELESİ...

Son zamanlarda “Türkçe meselesine” kafayı takmış durumdayım. Dil, anlatım ve noktalama yanlışlarına artık dayanamıyorum.
En son, Fakültemizin Basın ve Yayın Bölümü öğrencilerine gazetecilik uygulama dersi kapsamında bir sınav yaptık. Sınavda sorgumuz soruyu önceki yazımda sizlerle paylaşmıştım…

KADIN CİNAYETLERİ: ŞEYTANIN AKLINA KARPUZ KABUĞU!

Son yıllarda giderek artan kadına yönelik şiddet olayları sanki bir “moda” gibi hızla yayılmaya devam ediyor.
Üstüne üstlük yapılan konuşmalar, alınan önlemler, düzenlemeler de yetmiyor, yeterli gelmiyor. Hatta habercilik alanında bu haberler neredeyse ayrı bir “haber türü” gibi algılanmaya başlandı bile: Kadın cinayeti haberleri, kadına yönelik şiddet haberleri…